Nevroz Ve Ruh Sağlığı Hakkında Bilmedikleriniz

 Nevroz anksiyete hastalığını andırır. Anksiyete bunaltı hastalığıdır. Nevroz rahatsızlığı geçiren bireylerin yaşamlarında verimsizlik, iletişim kurma konusunda başarısızlıklar ve psikosomatik belirtiler ön plandadır. Yaşam kalitesi ve kişisel davranış açısından büyük ölçüde yaşamda değişikliklere neden olur. Kişilik problemi doğurmaz. Hasta bu hastalığa maruz kaldığının farkındadır.

Nevroz Çeşitleri:

Bunaltı Nevrozu: bunaltı kendisini yoğun olarak hissettiri. Belli zmanlarda nöbet halinde periyodik olmayarak gelebilir. Bunaltı nöbetinde ön planda olan duygu korkudur. Hastanın hızlı nefes alıp verdiği, soğuk şekilde terlediği görülür. Nevroz nöbeti geçiren hastanın aynı zamanda göğüs kafesinde sıkışma, boğazında yutkunma ile bir sorun yaşadığı şeklinde şikayetleri olur. Bunaltı çocuklukta yaşanmışsa eğer bunun nedeni anne- baba ile ilgili geçirmiş olduğu sorunlardan kaynaklanıyor olabilir.

Nevroz Ve Ruh Sağlığı Hakkında Bilmedikleriniz

Fobik Nevroz: fobiler isanların abarttığı, saçma ve aynı zamanda gerçekle ilgisi olmayan korku dürtüleridir. Korkmak birey için iyidir. Çünkü bu sayede birey korunma yolu arar önceden tedbir alır. Ama bazı durumlarda (ki fobik nevroz hastaları bu durumların içindedir)
Birey kendisini tehlikeye düşürmeyecek durum ve nesnelerden korkabilir ve paniğe bile kapılabilir. Örnek vermek gerekirsek kuşlardan korkan birinin bir muhabbet kuşu görmesi bile dona kalmasına neden olabilir. Kafesi açık bir muhabbet kuşu ile aynı odada bulunması bile paniğe kapılmasına hatta kriz bile geçirmesine neden olabilir.

Histerik Nevroz: hastanın vücudunda normal zamanda olmayan tutulma ya da hareket edememe hissidir. Hastanın normalde sinirsel anlamda veya kaslarında hiç bir sorun yokken bir anda kendisini felçli gibi hissetmesidir. Aslında hasta gece uyurken kolalrını bacaklarını çok rahat oynatır. Fakat psikolojik olarak gündüz bu hareketlerin hiç birini gözlemleyemez.

Obsesif-Kompulsif Nevroz
Düşünce anlamında saçma şeyleri akıldan geçirdiğini hastanın kendisi de bilir. Fakat kendini kontrol etmeye çalışsada başarılı olamayarak bunaltı hissini yaşamaya devam eder.

Depresif Nevroz:
Depresyona benzer. Kişide yaşama sevinci yoktur. Üzgündür ve kendini sürekli olarak yorgun hisseder. Yemek yapmak, temizlik yapmak gibi günlük işler bile ona dünyanın en büyük yükü gibi gelir. Yemek yemekten bile tad almaz. Gülmek gibi bir kavram hayatında yoktur. İletişim kurmak onun için büyük bir eziyet gibidir.

Otistik Spektrum BozukluÄŸu Nedir?

 Otistik Spektrum Bozukluğu ilerlemiş bir gelişimsel anlamda yetersizliktir. Doğuştan gelebileceği gibi aynı zamanda çocuklarda üç yaşına kadar olan dönemde de gelişim gösterebilir. Tahminen Otistik Spektrum nörolojik bir sorundur. Fakat bu konuda net bir açıklama yapmak yanlış olur.

Otistik Spektrum BozukluÄŸu Nedir?

Otistik Spektrum Bozukluğu Hakkında Yanlış Bilinenler
Otistik Spektrum genel olarak halk arasında bir ruhsal bozuklukmuş gibi algılanır. Bazen bu şekilde tepkiler gözlemlenir ama ruhsal bir hastalık değildir. Otistik Spektrum Bozukluğu hakkında genetik bir neden bulunamamıştır. Çocuk üzerinde bu rahatsızlık görüldüğünde halk arasında annenin ya da babanın çocuğu yetiştirme tarzı hakkında yanlış düşünceler gelişir. Annenin ve babanın çocukla ilgilenmediği ya da yanlış bakım uyguladıkları bunların başındadır. Fakat unutulmamalıdır ki Otistik Spektrum bakım eksikliğinden doğan bir rahatsızlık değildir.

UYKUDA SAYIKLAMA NEDİR?

 Uyku anında konuşan insanlar vardır. Bu durum zararsızdır. Ama sayıklama ve uyku halinde iken konuşmak başka rahatsızlıkların nedeni olabilir. Uykuda davrabış bozukluğu iki tiptir bunlardan biri REM (Rapid Eye Movement) diğeri ise RDB tipidir. RDB’ de genel anlamda hastalarda uykuda korkmak, bağırmak ve hatta dayak ve tekmeleme gibi özellikler görülür. uykuda korkan kişiyi uyandırmak çok zordur. Hatta uykusunda korkan çocuklar aynı zamanda gezebilirler. Bu hastalık tipinde hastalar rüyalarında ne görüyorlarsa onu uykulu halde hareket ederek yaşamaya başlar. Bu hareketler şiddet içeren hareketlerdir. Bu hastalığın yanında uykuda yemek yeme (NS-RED) de uykuda konuşmanın nedenlerinden biri olabilir.

UYKUDA SAYIKLAMA NEDİR?

İnsanların uykuda konuşmalarına neden olan bazı durumlarda vardır. Bunların başında kullanılan ilaçların yan etkileri, duygusal anlamda yaşanan gerilimle beraber stres, ateş, ruhsal bozukluk veya madde kullanımı vardır. Uykuda konuşan birey yatmadan önce kafasının içni boşaltarak ve sorunlardan uzaklaşarak uykuya dalmalıdır. Gün içinde elbette ki stres ve gerilim yaşanır. Bu stres ve gerilimi vücudunuzdan uzak tutmak için bitkisel ve doğal yöntemlere başvurabilirsiniz. Sizi rahatlatacak içeceğiniz bitkisel çaylar ve düzene koyacağınız uyku sistemi uyku anındayken konuşmanızın önüne geçecektir.

Korku Anksiyete Ve Ruh Sağlığı Hakkında Bilmedikleriniz

 Anksiyete toplum içerisinde terim olarak pek kullanılmamasına karşın sıkça rastlanılan bir sorundur. Öyle ki depresyonu toplum olarak sıkça kullanırız fakat anksiyete olarak kullanım yoktur. Anksiyete bunaltı halidir. Psikolojik anlamda tehlikeli bir durum olduğunu düşünerek ya da tehlike anında daralma, sıkılma, kaygı , endişe ve korku hissetme durumlarını anksiyete olarak tanımlarız. Her insan yaşamında anksiyetenin belli boyutlarını yaşamaktadır.

Korku Anksiyete Ve Ruh Sağlığı Hakkında Bilmedikleriniz

Anksiyete her hangi bir hastalığın belirtisi olabilmekle birlikte genllikle tek başına çıkan bir rahatsızlıktır. Bir hastalığa bağlı olarak alırsak eğer tiroid bezi ile ilgili her hangi bir rahatsızlık anksiyete belirtisi verebilmektedir. Psikiyatrik bir hastalık olan anksiyete kendisi gibi başka psikiyatrik hastalıklarla birlikte de görülebilir ki bunun en büyük örneği depresyonla beraber görülen anksiyetedir. Psikiyatrik bir hastalık olamakla birlikte anksiyete aynı zamanda bedensel bir hastalıktırda.

Anksiyete aslında vücutta bir uyum sağlama amacı ile oluşur. İç ve dış tehditlere karşı koruma görevi üstlenir. Ama bazen anksiyete tedavi gerektiren bir durum halini alabilir. Öyle ki budurum kişinin güncel hayatını zor duruma sokar. Örnek vermek gerekirse dışarıda başına bir şey geleceğini düşünerek evden çıkmamak, uyuyunca bir rahatsızlık geçireceğini düşünerek uykuyu reddetmek gibi bazı durumlar sayılabilir.

Anksiyete hastası kendisini çok rahatsız hisseder. Endişeli ve gergindir. Her an telefon çalacakmışda kötü bir haber alacakmış gibi hisseder. Hareket halindedir yerinde duramaz oturamaz otursa bile bir şeylerle farkında olmadan olmadan ilgilenir ki bunun en belirgin örneği hastanın elleriyle kıyafetiyle oynamasıdır. Sese karşı aşırı duyarlıdır. Hiç bir şeye sabrı ve tahammülü yoktur. Sürekli hazır durumdadır. Dikkat eksikliği görülür. Bunların yanında fiziksel anlamda da bazı farklılıklar olur. Anksiyeteli bir hastanın göz bebklerinde büyüme, sık terlemesi, sık idrara çıkması, ağzında kuruma, uyuşma ve nefes darlığı gibi semptomlar görülmektedir.

Anksiyete normal olarak görülen hastlarda tedavi uygulanmaz. Fakat hastanın yaşam kalitesinde bir düşüş söz konusu olduğunda hemen bir psikiyatristten yardım alınmalıdır. Bu hastalık insanların hayat biçimlerini etkileyebilecek aynı zamanda dünya görüşlerinde olumsuzluğa yol açabilecek bir hastalıktır. Şiddetli anksiyete de hasta yaşam zevk almamakla birlikte hayatdan nefret bile edebilir.

Hayatımızdaki En Büyük Sorun: Stres

 Stres hayatımızdaki bazı işleyişlerde oluşan ağır şartlar altında gelişen kaygı ve gerginliğin adıdır. Stres anında kalp atışlarınızdaki hızı fark edersiniz.

Stres hayatın her alanında muhakkak vardır. Az miktarda olduğu zaman başarı bile getirebilir. Stres anında daha iyi ve daha hızlı çalıştığını söyleyen iş sahiplari de vardır. Fakat tansiyon, şeker veya kalp hastası iseniz stres sizin en büyük düşmanınızdır. Stres sorunları çözemediğiniz bir anda başlıyorsa eğer kendinizi çaresiz ve işe yaramaz hissedersiniz. Bunun yanında beden olarak sırt ağrıları başlayabilir. Uykusuz birçok gece geçirebilirsiniz. Kilo alabilir ya da hızla kilo verebilirsiniz.

Hayatımızdaki En Büyük Sorun: Stres

Stresi Tetikleyen Uyaranlar:

Stres kavramı kişiden kişiye göre değişebilir. Bazı kimseler için yaşanan sorun büyük stres yaratıyorken bazıları için bu sorun hiçbir anlam ifade etmiyor olabilir.

Stres Bulguları:
Uyku sorunları, bitkinlik, bir anda gelişen ağrılar, mide de ekşime
Kabızlık gibi bağırsak ve mesanede sorun teşkil eden durumlar olması
Kaygı ile birlikte oluşan aşırı gerilme gergin olma durumu
Madde kullananlar için kullandığı maddenin tüketiminde artış olması

Stresin TeÅŸhisi:
Öncelikle doktorunuz daha önce bu vücut tepkilerine maruz kalacağınız her hangi bir rahatsızlığınız olup olmadığı inceleyecektir. Daha sonra emin olmak için size anket verebilir.

Stres ve Tedavi:
Doğru nefes tekniklerini öğrenmek, meditasyon yapmak gibi bazı rahatlatıcı teknikleri öğrenemnizde fayda var. Bunun yanında bir psikiyatrist ile görüşebilir ve stres ile başa çıkma yolları hakkında bilgi edinerek hayatınızda uygulamaya geçirebilirsiniz. Bu tekniklerden bazıları şunlardır:

Egzersiz
Egzersizin amacı vücutta var olan enerjinin açığa çıkarak sizi daha dinç ve olumlu bir birey haline getirmektir. Günlük olarak yürüyüşe çıkabileceğiniz gibi aynı zamanda bir egzersiz grubuna katılarak hem sosyalleşmiş hem de amacınıza erişmiş olursunuz.

GevÅŸeme
Gevşeme için önce vücudunuzun belli bölümleri bir müddet sıkıp bırakmalısınız. Gevşeyen bir vücuda stresin erişmesi çok daha zordur. Aynı zamanda güzel bir masaj ya da ılık bir banyo le gevşeyebileceğiniz gibi müzik dinleyerek de gevşeyebilirsiniz.

Stresle Başa Çıkmak İçin Birkaç İpucu:
Sağlıklı bir bedende stresin bulunma oranı azalır.
Danışmanınızın söylediklerini dinleyin.
Lif oranı üyksek besinler tüketin. Bu sayede bağırsaklarınızdan kaynaklanan bir stresin önüne geçmiş olursunuz.
Kafein içeren içecekler strese neden olur uzak durmakta fayda var.
Bağımlı olduğunuz maddeye elveda deyin.
Kilo kontrolü için çalışmalara başlayın.
Egzersizleriniz ve gevşemeniz için gereken süreyi kendinize çok görmeyin.
Sosyalleşmek için her zaman vakit vardır. Bu vakti kullanın.
Hobilerinizi terk etmeyin.
Düzen hayatın en büyük kolaylığıdır. Ertelediğiniz her durum sonra birikerek daha fazla güçlükle karşınıza gelecektir.
Hayır demeyi öğrenemenin vakti geldi. Yapamayacağınız işleri üstlenmeyin.
Sizin kontrolünüzde olmayan şeyler için üzülmeye değmez.
Her sorun çözülebilir. Sadece gözde büyütülür. Eğer sorunlarınız böler ve parça parça halletmeye çalışırsanız üstsünden geldiğinizi göreceksiniz.
Amaç kötü duruma üzülmek değil başaracağınıza olan inanç ile yola devam etmektir.