Opel Corsa OPC

Opel’in en çok satan modeli Corsa, 4. nesili ile tüketicilerden büyük beÄŸenisi kazanmıştı. Åžimdi ise Corsa’nın yüksek performanslı versiyonu Corsa OPC, spor araç tutkunlarının beÄŸenisini kazanmak için boy gösteriyor. Opel Performans Center tarafından ÅŸekillendirilen Corsa OPC, sportif ve dinamik yapısıyla boyundan büyük özelliklere sahip.

Corsa OPC, ilk bakışta diÄŸer Corsa modellerinden farklı olduÄŸunu hemen ortaya koyuyor. Yeni Corsa’nın dinamik karakterinin en net ÅŸekilde ifadesi olan Corsa OPC dış tasarım olarak insanı heyecanlandıran bir otomobil olarak göze çarpıyor.Tavan spoyleri, sportif ve gösteriÅŸli ön ve arka tamponlar OPC’ye göz kamaÅŸtırıcı bir görünüm veriyor. Koyu renkteki difüzörleri ile entegre edilmiÅŸ merkezi üçgen ÅŸeklindeki egzozu ve özel olarak tasarlanmış dış aynaları Corsa’nın cesur, spor karakterini ortaya koyarken ayrıntılara ne kadar önem verildiÄŸini kanıtlayan örneklerden sadece birkaçı olarak göze çarpıyor. Üç kapılı Corsa’nın bu spor hatları OPC modelinde daha da çarpıcı ve dikkat çekici bir ÅŸekilde ortaya çıkmasına yardımcı oluyor.

Aracın dış hatlarındaki spor görünüm Corsa OPC’nin kokpitinde de devam ediyor. Tipik OPC kapı kollarına ek olarak, krom halkalı gösterge kadranları ve kırmızı renkli ibreler, gümüş renkli hava çıkış kanalları, deri spor direksiyonu özellikle dikkat çekici detaylar olarak göze çarpıyor. Motor sporları otomobillerini anımsatan direksiyon simidinin üzerindeki gösteriÅŸli krom halka, piyano lakesi ön konsol ve aliminyum spor pedallar araç içerisindeki sportif etkiyi üst düzeylere taşıyor.

İç kısımdaki en dikkat çekici özellik ise Opel - Recaro işbirliği ile geliştirilmiş spor koltuklar. Yarış arabalarında kullanılan bu koltuklar, optimum yanal destek sağlıyor ve hem sürücü hem de önde oturan yolcu için keyifli bir yolculuk imkanı sağlıyor. Bu gelişmiş spor koltuklar ayrıca arka tarafına entegre edilmiş hava yastıkları sayesinde maksimum koruma sağlıyor.

Opel Corsa OPC’nin kalbinde 1.6 litrelik 192 beygir gücünde bir ünite çalışıyor. Performans olarak böyle bir araç için limitleri sonuna kadar zorlamayı saÄŸlayan bu motor 5850 d/dk’da 192 beygir güç ve yine 5850 d/dk’da 230 Nm tork üretiyor. 1.6 litrelik turbo motor bu kompakt üç kapılı modelin 0′dan 100 km/saat hıza sadece 7.2 saniyede çıkmasını saÄŸlıyor. Corsa OPC’nin maksimum hızı 225 km/saat olup, 230 Nm maksimum tork, standart altı-ileri ÅŸanzımanla ön tekerleklere iletiliyor. Ayrıca standart “turbo” sistemi tork hızını gerektiÄŸinde geçici olarak yüzde 15 arttırarak 266 Nm’e çıkarıyor. Bu da tüm dinamiklerde artışın maksimum deÄŸerlere çıkmasını saÄŸlıyor. DiÄŸer OPC modellerinde olduÄŸu gibi, Yeni Corsa OPC de performansıyla nefes kesen bir model. ÖrneÄŸin 80 km/saatten 120 km/saate çıkması beÅŸinci viteste sadece 6.7 saniye sürüyor. Corsa OPC 7.9 litre / 100 km yakıt tüketimiyle bir performans otomobiline göre mütevazı deÄŸerler gösteriyor.

Corsa OPC, üzerinde yapılan modifikasyonlar sonrası benzersiz bir şasi ve sportif sürüş karakterine ulaşmış. Nürburgring Nordschleife’de yapılan ince ayarlar sonucunda mühendisler kavrama ve araç kontrolünde mükemmel bir denge kurmayı başarmış. Yapılan temel modifikasyonlar arasında dönüş oranını yüzde 25 arttıran daha güçlü arka aks profili, yeni süspansiyon ayarları ve gövdenin 15 mm alçaltılması sayılabilir. Devre dışı bırakılabilecek standart ESP sistemi de aracın sportif özelliklerine göre ayarlanmış.

Yeni Corsa OPC’de standart olarak 17 inç genişliğinde alaşımlı jantlar ve 215/45 R17 lastiklerle sunuluyor. Mavi renkli fren kaliperi ile 16-inç fren sistemi aracın çok hızlı bir şekilde yavaşlamasını sağlıyor.

Opel Corsa OPC, 49.833 YTL anahtar teslim fiyatıyla satışa sunuluyor.

GT-R Autoshow’a geliyor

Efsane otomobil GT-R’nin yaratıcısı Nissan, Autoshow’da; GT-R yanında Yeni Murano ve Qashqai+2’ yi de ilk kez sergiliyor.

Tüm dünyada genel sınıfların dışında yer alan segmentlerde otomobil üreterek farklılaşan Nissan, 9-19 Ekim tarihleri arasında gerçekleşetirilecek Autoshow Fuarı 4. Holde ; Micra, Note, Qashqai, Qashqai+2, X-Trail, Pathfinder, Patrol, Yeni Murano ve 350Z Roadster’ dan oluşan tüm binek araç gamını sergileyecek.

insanların yaşamlarını kolaylaştırmayı amaçlayan Nissan, fuar süresince bir Nissan sahibi olmak isteyenlere özel koşullar sunacak.

Nissan ayrıca standını ziyaret edenlere daha eğlenceli bir ortam sunabilmek için standa özel tasarlanmış Play Station 3 oyun konsollarında GT-R oyununu ziyaretçilerin yarışma zevkine sunacak

Ferrari’den inanılması çok güç bir tasarım…

Birçok otomobil tutkununun hayallerini süsleyen Ferrari’den inanılması çok güç bir tasarım…Ferrari dendiÄŸinde hemen herkesin aklına hızlı ve beygir gücü çok yüksek pahalı spor otomobiller gelir. Ancak bu kez karşımızda duran tam olarak böyle bir ÅŸey deÄŸil. Hızlı, beygir gücü yüksek ve pahalı kısmında bir sorun yok; ama iÅŸin içine “spor” kelimesi girdiÄŸinde biraz düşünmek ÅŸart.

Resimde gördüğünüz otomobil gerçek bir Ferrari; ama “station” kasa içerisinde geliyor. Üstelik bu model bizzat Ferrari tarafından üretilmiÅŸ. Yani ülkemizde sık sık gördüğümüz Åžahin üzerine BMW logosu yapıştırmak gibi bir durum söz konusu deÄŸil. Brunei prensi ailesi için ısmarladığı Ferrari 456 Venice Station Wagon için tam 1,5 milyon Dolar ödemeyi göze almış.

Audi otomobilinin yeni sürprizi

otomobil dünyasındaki son geliÅŸmelere göre Audi, küçük ve orta sınıf otomobillerin ortasında konumlandıracağı A1 ile önümüzdeki ay düzenlenecek olan Paris Fuarı’nda ÅŸov yapacak.
GeçtiÄŸimiz sene düzenlenen Tokyo Motor Show’da A1′in 3 kapılı versiyonunu tanıtan Audi, bu kez 5 kapılı versiyonunu görücüye çıkaracak.
Paris’te konsept olarak tanıtılacak 5 kapılı A1′in üretim versiyonuna çok yakın bir çizgiye sahip olması bekleniyor.

2009 yılında seri üretime geçilmesi planlanan A1, 2010 yılında yollarda olacak.

1.4 ve 1.6 litrelik motor seçeneklerine sahip Audi A1′in 65, 85, 105, 140 ve 170 beygir gücüne sahip beÅŸ ayrı versiyonu olacak. Bir üst model olarak tasarlanan S1′de ise 200 beygir gücüne sahip 2 litrelik motor kulanılacak.

A1′in fiyatının 16 bin eurodan baÅŸlayacağı tahmin ediliyor.

Tasarım Yarışması’nda Türk tasarımcılar ilk 10 ‘da

Türkiyeyi temsil eden Türk tasarımcılar tasarım yarısmasında ilk 10 da…

Peugeot’nun bu yıl beÅŸincisi düzenlenen Tasarım Yarışması’nda Türk tasarımcılar Emre Yazıcı ve Onur Güvenç ilk 10 arasına girerek finale kalmayı baÅŸardı.

Gelecekte dünyanın büyük ÅŸehirlerinde kullanılabilecek, çevreye saygılı araçlar tasarlanması amacıyla Nisan 2008′de Pekin Fuarı’nda baÅŸlatılan 5′inci Peugeot Tasarım Yarışması’nda finale kalan 10 proje, internetten yapılan oylamalar sonucu belirlendi. Türkiye’den ‘Ego’ isimli projesiyle Emre Yazıcı, Almanya’dan da ‘Rugir’ adlı projesiyle Onur Güvenç finalistler arasında yer almaya baÅŸardı. İlk 10 finalist arasında Çin ve Fransa’dan 2′ÅŸer, Romanya, Japonya, Kolombiya ve Japonya’dan birer proje bulunuyor.2 bin 500 proje ve 95′in üzerinde farklı ülkeden uluslararası katılımla gerçekleÅŸtirilen yarışmada, bir süre önce ilk 30′a kalan finalistler belirlenmiÅŸti.

Direksiyon ve pedal yok

Yarışmada ilk 10′a kalan Emre Yazıcı’nın ‘Ego’ adlı tasarımında ne direksiyon, ne de pedal bulunuyor. Elektrikle çalışan bu çevreci ve tek kiÅŸilik olan araç, iki tekerlek üzerinde hareket ediyor. Normal bir araca göre son derece hafif olan Ego’da direksiyon ve pedal yerine joystick kullanılmış. Esnek ön camı, kapı olarak da kullanılabilen Ego, kıvrak manevra kabiliyetiyle kalabalık ÅŸehirler için ideal bir çözüm olarak sunuluyor. Bakımı da kolay ve ucuz olması planlanan Ego’nun göstergeleriyse cama yansıtılmış.

Aslandan esinlendi

Mimar Sinan Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölümü mezunu olan Onur Güvenç’in ‘Rugir’ adlı tasarımı ise iki kiÅŸilik bir araç olmasıyla dikkat çekiyor. Tasarımını ‘21′inci yüzyılın kent aracı’ olarak tanımlıyan Güvenç, Oldukça kapsamlı bir teknik yapıya sahip olan ve elektrikle çalışan Rugir’in motor sesinin bir aslanın kükremesini andıracağını belirtiyor. Tasarımında da Peugeot’nun simgesi olan aslandan ilham alan Güvenç, manevralar için arkada farklı bir sistem kullanmış.

Paris’te açıklanacak

Kazanan finalist ise gelecek ayın başında düzenlenecek Uluslararası Paris Otomobil Fuarı’nın açılışında, bizzat Peugeot CEO’su Jean-Philippe Colin tarafından açıklanacak ve 10 bin Euro’luk ödülü kendisine verilecek. Kazanan projenin bire bir ölçülerdeki maketi, 2009 ilkbaharındaki Åžangay Fuarı’na kadar hazır olacak. Bununla birlikte ikinci ve üçüncü olan tasarımlar da yine Paris’te açıklanacak

çarpışma testi yayalara çarparak yapılacak

insan saglıgına yönelik yapılan testlerde basarı elde edmek adına honda firması testlerinde yaya mankenler kullanacaklar..

Honda, bel ve üst bacak kısımlarındaki yaralanmaların incelenebilmesi için çarpışma testlerinde üçüncü nesil yaya mankenleri kullanmaya başlıyor.

Honda Motor Co. Ltd., yayalar ile SUV veya minivanlar arasındaki çarpışmalarda yaygın olan yaya bel ve üst bacak yaralanmalarını azaltmak amacıyla, araç-yaya çarpışma testlerinde bu yılın bitiminden önce yeni üçüncü nesil yaya mankeni POLAR III’ü kullanmaya baÅŸlayacak.

POLAR III ile, daha önceden yapılabilen diz bağlarındaki yaralanmaların ve alt bacak kemikleri kırıklarının incelemelerine ek olarak, bel ve üst bacak bölgeleri için, bu bölgelerdeki kemik kırıklarının incelenmesine imkan vermek üzere, taklit doğruluğu daha da artırıldı.

1998′de Honda, araç gövdesinin en sık yaralanmaya neden olan parçalarının belirlenmesi ve bir araçla çarpışma halinde yayalardaki kafa yaralanmalarını azaltmak için güvenlik teknolojilerinin geliÅŸtirilmesi amacıyla araç-insan çarpışması sırasında insan vücudunun kinematiÄŸini taklit etmek üzere, dünyanın ilk yaya çarpışması test mankenini geliÅŸtirdi. 2000′de Honda, insan vücudunun kinematiÄŸinin taklit doÄŸruluÄŸunu artıran ve dahili aygıtlar kullanmak suretiyle kafa ve boyun dahil, sekiz vücut bölgesinde yaralanma düzeyini ölçen, ikinci nesil yaya mankenini geliÅŸtirerek yaya yaralanmalarını azaltma çabalarının kapsamını geniÅŸletti. Bunun yanı sıra, Honda, vücut kinematiÄŸinin ve yaralanmaların taklit edildiÄŸi, bağımsız olarak geliÅŸtirilmiÅŸ simülasyonlar yürüttü.

Honda, POLAR III ile SUV’ler ve minivanlar gibi daha yüksek araçlarla çarpışmada, bu tip araçların hacminin büyük olması nedeniyle zarar görme ihtimali yüksek olan bel ve üst bacak bölgelerine odaklandı. Daha geniÅŸ ve daha derin bir analize imkan vermek için, bel ve üst bacak dahil, alt vücut bölümü daha da geliÅŸtirildi. Honda, insan vücudunun karakteristiÄŸine daha iyi uyması için mankenin materyallerini ve ÅŸekillerini elden geçirdi ve mankenin her bir parçasının karakteristiÄŸini insan vücudununkiyle karşılaÅŸtırıp doÄŸruladı.

Honda, yaya mankenlerini kullanarak yaya yaralanması azaltma alanında proaktif olarak araÅŸtırmalar yürütüyor. 1998′de Honda, kafa yaralanmalarını azaltma üzere tasarlanmış bir araç gövdesi geliÅŸtirdiÄŸini duyurarak bunu aynı yılın Eylül ayında piyasaya sürdüğü HR-V’ye uyguladı. Honda, o zamandan beri bu teknolojiyi daha çok modele yaydı ve ÅŸu anda Japonya’da satılan tüm modellerde uygulanmakta.

Yere yakın Araba

Pek cok araba modeli gördük tanıdık ama bu epsindende cok farklı farkımı nedir farkı yere yakın olması :D evet yanlıs duymadınız yere yakın bir araba ..

Otopark bariyerlerinin altından kolaylıkla geçebiliyor…

Ünlü otomobil tasarımcısı Andy Saunders son çılgın tasarımı dünyanın yere en yakın minibüsü ile rekor peÅŸinde. Saunders ve üç arkadaşı Volkswagen marka karavanın 2,20 metre olan yüksekliÄŸini 96 santimetreye 3 gün içerisinde indirmeyi baÅŸardı ve dünyanın yere en yakın minibüsü rekorunu almak için baÅŸvuruda bulundu. “Van-Cake” adını verdikleri, 130 kilometre hızda bile üstün yol tutuÅŸ saÄŸlayan araç, otopark bariyerlerinin altından kolaylıkla geçebiliyor.

Saunders ayrıca 2006 yılında tasarladığı 55 santimetre yüksekliÄŸindeki “Flat Out” isimli otomobiliyle dünyanın yere en yakın otomobili ünvanını elinde bulunduruyor. Saunders’un “Flat Out” isimli aracını “Van-Cake” ile beraber ilk defa bir arada görüntülendi. “Flat Out” ise bir ay sonra Londra’da açık artırmada satışa sunulacak. Saunders her iki aracında tavanlarını kestiklerini, yeni direksiyon sistemi kullandıklarını, koltukları alçalttıklarını, el freni ve vitesin yerlerini deÄŸiÅŸtirdiklerini ve yeni benzin deposu koyduklarını söyledi. Saunders, Volkswagen marka karavanın 80 model olduÄŸunu, 2 bin pounda satın aldığını ve karavanı dönüştürdüklerinde 112 bin kilometrede olduÄŸunu sözlerine ekledi.

Saunders “Flat Out”u yeniden yaparlarken yardımcıları Jim Chalmers ve Doug Brown ile birlikte günde 18 saat çalıştıklarını belirtti. Saunders, “Flat Out’u izleyicilerin huzurunda tam 3 günde yaptık, Cuma günü sabah 8′de baÅŸladık ve Pazar günü akÅŸam 5′de tamamladık. Lord Montague’nin kızı ilk test sürüşünü yapan kiÅŸi oldu. Flat Out’u Londra’da birisi ofisinde masa olarak kullanmak üzere satın almak istiyor ve önümüzdeki ayki müzayedede o da olacak” ÅŸeklinde konuÅŸtu.

Güc yetmeyen araba Türkiyede

Türk vatandasının sadece vitrinlerden bakıp hayran kalacagı gücünün yetipte alamayacagı son model arabalardan biri olan  Bugatti Veyron  Türkiyeye geldi gözümüz aydın

Dünyanın en pahalı seri üretim spor otomobili” Bugatti Veyron 16.4 model serisi, Türkiye’de satışa sunuldu. Bugatti Veyron’un Türkiye’deki fiyatı 2,5-2,6 milyon avro civarında olacak.

DoÄŸuÅŸ Otomotiv-Bugatti Genel Müdürü Gino Bottaro, aracın tanıtıldığı basın toplantısında, bu markayı temsil eden dünyada 20. ülkenin Türkiye olduÄŸunu belirterek, Bugatti’nin, 300 kilometrelik hıza 16,8 saniyede ulaÅŸtığını, bu sürenin, rakiplerin performansının yarısı olduÄŸunu ifade etti.

Araç üretiminin dünyada 300 adetle sınırlandırıldığını ve sipariÅŸ üzerine kiÅŸiye özel olarak üretileceÄŸini kaydeden Bottaro, dünyada vergisiz anahtar teslim satış fiyatı 1,1 milyon avro olan aracın Türkiye’deki satış fiyatının ise 2,4 milyon avro olacağını bildirdi.

Bottaro, “Türkiye’de gelecek seneki kotamız bir adet Bugatti Veyron” dedi.

Bottaro, önümüzdeki yıl dünyadaki satış fiyatı 1,2 milyon avroya çıkacak Bugatti Veyron’un Türkiye’deki fiyatının ise 2,5-2,6 milyon avro civarında olacağını ifade etti.

Bugatti Satış Pazarlama ve Satış Sonrası Direktörü Alasdair Stewart da, ilk otomobili 10 Mart 2006′da sahibine teslim ettiklerini, ÅŸimdiye kadar dünyada 175 Bugatti Veyron teslimatı gerçekleÅŸtirdiklerini, 75′inin de sipariÅŸinin alındığını, dolayısıyla 2006′dan bu yana 250 adet sipariÅŸ adedine ulaÅŸtıklarını söyledi.

Son 3-4 yılda koleksiyonerlerin otomobil yarışlarında da varlık gösterdiklerini ifade eden Stewart, ayrıca Hong Kong, Moskova ve Çin gibi dünyanın birçok yükselen yeni piyasasında baÅŸarılı tanıtımlar gerçekleÅŸtirdiklerini, Pekin’de tanıtımdan 2 saat sonra ilk Veyron’u sattıklarını söyledi.

Verilen bilgiye göre, 2009 yılının mart ayından itibaren müşterilerine teslim edilmeye baÅŸlanacak Bugatti Veyron 16.4 Grand Sport’tan sadece 150 adet üretilecek. İlk 50 adedi mevcut Bugatti müşterileri arasından sipariÅŸ verenlere öncelik tanınacak ÅŸekilde üretimi gerçekleÅŸtirilecek.

Dünyanın en pahalı Arabası Bugatti

Dünyanın en pahalı spor aracı’ Bugatti Veyron 16.4 modeli, artık Türkiye’de.

DoÄŸuÅŸ Otomotiv-Bugatti Genel Müdürü Gino Bottaro, aracın tanıtıldığı basın toplantısında, bu markayı temsil eden dünyada 20. ülkenin Türkiye olduÄŸunu söyleyerek, Bugatti’nin, 300 kilometrelik hıza 16,8 saniyede ulaÅŸtığını, bu sürenin, rakiplerin performansının yarısı olduÄŸunu ifade etti.

Araç üretiminin dünyada 300 adetle sınırlandırıldığını ve sipariÅŸ üzerine kiÅŸiye özel olarak üretileceÄŸini kaydeden Bottaro, dünyada vergisiz anahtar teslim satış fiyatı 1,1 milyon avro olan aracın Türkiye’deki satış fiyatının ise 2,4 milyon avro olacağını bildirdi.

Bottaro, “Türkiye’de gelecek seneki kotamız bir adet Bugatti Veyron” dedi.

Bottaro, önümüzdeki yıl dünyadaki satış fiyatı 1,2 milyon avroya çıkacak Bugatti Veyron’un Türkiye’deki fiyatının ise 2,5-2,6 milyon avro civarında olacağını ifade etti.

Bugatti Satış Pazarlama ve Satış Sonrası Direktörü Alasdair Stewart da, ilk otomobili 10 Mart 2006′da sahibine teslim ettiklerini, ÅŸimdiye kadar dünyada 175 Bugatti Veyron teslimatı gerçekleÅŸtirdiklerini, 75′inin de sipariÅŸinin alındığını, dolayısıyla 2006′dan bu yana 250 adet sipariÅŸ adedine ulaÅŸtıklarını söyledi.

Son 3-4 yılda koleksiyonerlerin otomobil yarışlarında da varlık gösterdiklerini ifade eden Stewart, ayrıca Hong Kong, Moskova ve Çin gibi dünyanın birçok yükselen yeni piyasasında baÅŸarılı tanıtımlar gerçekleÅŸtirdiklerini, Pekin’de tanıtımdan 2 saat sonra ilk Veyron’u sattıklarını söyledi.

Verilen bilgiye göre, 2009 yılının mart ayından itibaren müşterilerine teslim edilmeye baÅŸlanacak Bugatti Veyron 16.4 Grand Sport’tan sadece 150 adet üretilecek. İlk 50 adedi mevcut Bugatti müşterileri arasından sipariÅŸ verenlere öncelik tanınacak ÅŸekilde seri üretim yapılacak.

Renault’un Sıradışı Modeli

Renault kendi ülkesinde yaptığı sıradışı araçla şova hazırlanıyor.

İçlerinde yeni Megane Hatchback’in de bulunduğu sıradışı yeni modellerin sergileneceği Paris Otomobil Fuarı’nda en ilgi çekecek araçlarından biri ise Fransız üreticinin lüks hibrit aracı Ondelios olacak.

4800 mm uzunluÄŸa ve 1600 mm yüksekliÄŸe sahip olan Ondelios, havacılıktan ilham alınan tasarımı ile Renault’ un son dönemlerde tasarladığı konseptlerin çizgisine çok yakın. Dolayısıyla aracın konsepti hızdan çok hareket kavramını çaÄŸrıştırıyor.

Martı kanadını hatırlatan kapıları ile son derece futuristik bir çizgiye sahip olan Ondelios, üçüncü sırada koltukları ile 6 yolcunun rahatlıkla seyahat edebilmesine imkân tanıyan son derece ferah bir iç hacme sahip. Üstelik ikinci sıra koltuklar kaydırılıp öne doğru katlanarak üçüncü sıra koltuklara rahat bir şekilde geçiş imkânı sağlıyor. Ayrıca tüm yolcular kendilerine ait Samsung İnteraktif Taşınabilir Multimedya aleti sayesinde hem bilgileri birbirleri ile paylaşabiliyorlar hem sistem üzerinden oyun oynayabiliyorlar.

Ondelios’da hibrit bir sistem kullanılıyor. Bu sistem, 205 HP güç üreten 2.0 dCi turbo dizel motor, ön ve arka frenlerde bulunan iki adet 20kW’lık bir elektrik motoru ve 4kW’lık lityum-iyon pillerden oluşuyor.

Renault’un açıkladığı verilere göre; Ondelios 0’dan 100’e 7.8 saniyede ulaşırken 4.5 litre/100km yakıt tüketimi ve 120 kg/m CO2 salınımı ile son derece çevreci ve ekonomik bir konsept olduğunu kanıtlıyor.