çiftler aynı anda nasıl orgazm oluyor
Kas 21, 2008 Sağlık
Cinsel uyarım ve zevkin en yüksek noktası olarak tanımlanabilecek orgazm süresi kişiye göre değişiyor.
Kadınlarda görülen orgazmlar alınan hazza göre şöyle sıralanabilir.
Cüce orgazmlar: Genellikle çok kısa sürerler, fazla tatmin edici değildirler; birkaç saniye süren hafif kasılmalarla gelişirler. Sanki hapşırık biçimindedirler. Bazı kadınlar bunu fark etmezler bile! Alınan haz düşüktür.
Normal orgazmlar: Yaklaşık 10-20 saniye sürer ve bazen bir tanesi bile yeterince doyurucudur. Eğitimle alınan haz ve süre arttırılabilir. Genellikle klitoral kaynaklıdır.
Hiperseksüel orgazmlar: Hiperseksüel kadınlarda görülür. Genelde bir başladı mı bitmek bilmezler. 20-30 saniyelik orgazmlar bazen 30-40 dakika birbirini takiben devam eder. Üstelik orgazm sayısı arttıkça erkeklerdekinin aksine cinsel istek ve orgazma yöneliş de artar. Bunlar hem klitoral hem de G-Noktası kaynaklı “bileşke orgazmları” dır. Bu kadınlarda PC-kasının da çok gelişmiş olduğu bilinmektedir.
KONSANTRASYON ŞART
Orgazm için pozisyon kadın açısından korunmalıdır. Erkek açısından da kişisel deneyimler doğrultusunda değişiklik gösterebiliyor. Çünkü orgazm konsantrasyon yoğunluğunun en fazla yaşandığı nokta. Örneğin, bir hapşırık ya da bir ışık bile konsantrasyonun bozulmasına neden olabiliyor.
Kadının konsantrasyonu küçük dış etkenlerde çok daha çabuk bozuluyor. Bu nedenle de kadın açısından kadının orgazmı sırasında pozisyon ve ritim korunmalı ve sabit olmalıdır. Erkek ise kendi orgazmında pozisyonu ya da ritmi değiştirebilir. Ama kadın açısından bu söz konusu değil.
ORGAZM ANI NASIL ANLAŞILIR?
Uyarılma anından itibaren kan dolaşımı ve adrenalin hızlanır. Bu nedenle de seksin başından yani eylem başladığından bedensel hareketler ve sevişme başladığından itibaren terleme, olabilen ve görülen bir şey. Ayrıca yani belli araştırmalar göstermiş ki hormonlar terle birlikte belli farklı kokular da yaymakta.
Ritimden dolayı terlememiz çoğalıyor, orgazma yaklaştıkça da kalp bir kere ciddi bir taşikardik duruma geliyor, tansiyon değerlerimiz değişiyor, şeker değerlerimiz değişiyor ve sanki ağzımızda atıyormuş gibi hissettiğimiz bir kalp atış hızına varıyoruz.
Tags: cinsel pozisyonlar, Cinsel uyarım, kadın, orgazm, pozisyon, zevk
adet sancısı ile ilgili bilgiler
Kas 15, 2008 Sağlık
Dismenore Adet Sancısı Nedir?
Kadınların yarısından fazlasında adet döneminde az ya da çok ağrı olur. Ancak yaklaşık %10 kadında adet dönemindeki sancı oldukça şiddetli olur ve kadının 1-3 gün boyunca çoğu durumda kendini iş göremeyecek kadar kötü hissetmesine neden olur.
Kadın Hastalıkları ve Doğum kliniklerine yapılan acil başvurularının yaklaşık %10′u adet sancısı nedeniyle olmaktadır.
Dismenore, yani sancılı adet görme başvuru yapıldığı takdirde gerekli incelemeler sonrası etkili bir şekilde tedavi edilebilir.
Neden sancılı adet görülür?
Sancılı adet görme aslında normal adet görme mekanizmasının önemli bir parçası olan uterus kasılmalarının kadın tarafından ağrı şeklinde hissedilmesidir. Bu uterus kasılmalarının amacı uterus iç tabakasının atılarak yenilenmesi esnasında oluşan kanama miktarını en az seviyede tutmaktır. Bu kasılmalar esnasında uterusta bölgesel olarak prostaglandin adı verilen bazı maddeler salgılanır. Ağrıya yolaçan olayın bu prostaglandinlerin ya aşırı miktarda salgılanması ya da kadında prostaglandinlere ağrı şeklinde bir aşırı duyarlılık cevabı oluşması olduğu kabul edilmektedir. Prostaglandin salgısı yumurtlama sonrasında oluşan bir olay olduğundan tipik olarak adet görmeden kısa süre önce başlayan ve adet bittikten sonra tümüyle kaybolan adet sancısı yumurtlama olduğunun güvenilir belirtilerinden biridir.
Sancılı adet görmenin nadir görülen nedenleri arasında serviks (rahimağzı) girişinin kürtaj, enfeksiyon gibi nedenlere bağlı olarak daralmış olması ve buna bağlı olarak adet kanının “zorlukla atılması” ve spiral kullanımı gibi nedenler yeralır.
Ne gibi belirtiler oluşur?
Adet sancısı genellikle adet görmeden önceki ilk 24 saat içinde başlar, adet görmekle beraber şiddeti kısa süreli olarak artar ve adet döneminin bitmesine kadar giderek hafifler.
Bulantı-kusma, halsizlik, ishal, kramplara ek olarak şiddetli belağrısı ve başağrısı sancıyla beraber sık görülen diğer belirtilerdir. Ağrının çok şiddetli olduğu durumlarda bayılma bile ortaya çıkabilir.
Ne zaman jinekolojik değerlendirme gerekir?
Adet sancıları ağrı kesicilerle kontrol altına alınabiliyorsa ve başka bir jinekolojik belirti yoksa jinekolojik muayene gerekli degildir. Ancak adet sancıları çok şiddetli olup genel iyilik halini etkilemeye başlamışsa ve/veya iş kaybına neden oluyorsa mutlaka jinekolojik değerlendirme yapılmalı etkili bir tedavi uygulanmalıdır.
Jinekolojik değerlendirmenin çok önemli bir amacı vardır. Endometriozis (rahim iç tabakasının normaldışı bölgelerde bulunması), kronik enfeksiyon, yapışıklıklar, yumurtalık kistleri, uterus miyomları ve diğer bazı jinekolojik hastalıklar kendilerine özgü belirtiler dışında aynen adet sancısı gibi belirtiler de verebilirler. Yapılan jinekolojik muayene bu durumların varlığını ortaya çıkarır ve böyle durumlarda tedavi tamamen farklı olur.
Nasıl tedavi edilir?
Eğer jinekolojik muayenede adet sancısını taklit edecek bir durum sözkonusuysa (endometriozis, yumurtalık kisti, miyom, spiral, enfeksiyon gibi) öncelikle saptanan hastalık tedavi edilmelidir. Yetersiz değerlendirme sonucu yapılan tedavinin başarılı olma şansı düşüktür.
Jinekolojik muayenede hiç bir jinekolojik patoloji saptanmadığında ilk basamak tedavi ağrı kesicilerdir. Kullanılacak ağrı kesiciler “nonsteroid anti inflamatuar analjezikler” adı altında gruplandırılan ve ağrı kesme dışında iltihap giderici özellikleri de buılunan ağrı kesiciler olmalıdır. Bu ilaçlar ağrıyı kesmeleri dışında prostaglandin üretimini de azaltarak çift yönlü tedavi yaparlar. Adet başlamadan 24 saat öncesinde doktor önerisine göre değişen dozlarda tercihan naproksen sodyum içeren ilaçlar kullanılır ve sancı devam ettiği sürece ilaçlar alınmaya devam edilir.
Ağrı kesici ilaçlara yanıt alınamayan durumlarda ikinci basamak tedavi doğum kontrol haplarıdır. Dismenore ile yumurtlama arasında yakın bir ilişki sözkonusu olduğundan yumurtlamanın doğum kontrol haplarıyla ortadan kaldırılması ağrıları çoğu durumda etkili bir şekilde kontrol altına alır.
İkinci basamak tedaviden de fayda görmeyen kadınlarda ileri inceleme gerekir. Bu amaçla gerekli ön hazırlığı takiben laparoskopi adı verilen yöntemle karın boşluğu incelenir. Bu incelemede genellikle saptanan patoloji endometriozistir ve tedavisi daha farklıdır.
Olayın psikolojik kompoonentinin varlığından şüphelenildiği durumlarda doktor önerisine göre psikiyatri konsultasyonu gerekebilir.
Yoga, transandantal meditasyon, biofeedback, gevşeme gezersizi gibi yöntemler de usulüne uygun olarak uygulandıklarında faydalı olabilir.
Tags: adet sancıları, Adet sancısı, Adet Sancısı İle İlgili Bilgiler kadın hastalıkları, Adet Sancısı İle İlgili Bilgiler kadın sağlığı
Selülit bitkilerle tedavi
Kas 13, 2008 Sağlık
Selülitlerden kurtulmak için bitkiler yaygın olarak kullanılmaktadır. Dereotu kökü idrar söktürücü özelliğiyle organizmayı toksinlerden arındırır, endokrin bezlerinin metabolik işlevlerini normalize eder.
Huş ağacı selülit oluşumuna da zemin hazırlayan, vücudun dokulardaki fazla suyu atmasını sağlar. Taze meyve ve sebze, özellikle kivi, limon, yulaf, bezelye, fasulye ve mercimek yiyerek cildinizin daha gergin bir yapıya sahip olmasını sağlayabilirsiniz.
Beyaz ve kırmızıturp, maydanoz, çilek ve kereviz ise vücudun fazla suyu atmasını sağlar. Ayrıca yeşil çay, biberiye çayı, rezene çayı, zencefil, mısır püskülü yardımcı olabilir.
Selülite karşı aşağıdaki bitkisel yağlar kullanılabilir; ardıç, limon, bergamot, greyfurt, turunç, limon otu, tarçın, muskat, sardunya.
Japon diyet uzmanları zayıflamak için greyfurt ve karabiber kokularının yararlı olduğunu ortaya çıkarmışlar. Bu kokularla vücudun yağ yakma işlemi arasında direk bir bağlantı olduğunu iddia ediyorlar. Bu nedenle greyfurdu aktif olarak kullanmaya başlasanız yararınıza olur. Hem deriye sürerek, hem banyoda kullanarak iyi sonuçlara ulaşabilirsiniz.
Selülit için bitkisel takviyeler:
- Biberiye çayı, günde 2-3 bardak, tatlandırılmadan içilmelidir. Hamileler ve yüksek kan basıncı olanlar içmemelidir.
- Enginar yaprağı çayı için; 1 tatlı kaşığı dolusu ince kıyılmış yaprak, 1 bardak kaynar suyla haşlanır, 8-10 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 3 bardak çay, aç karnına, tatlandırılmadan içilir.
- Limon suyu, suyla yarı yarıya inceltilir, tatlandırılmadan, günde 1 bardak içilir.
- Duvar sarmaşığının yapraklarını ufalayın ve bir litre sıcak suya katıp için.
- Erkeçsakalı çiçeklerini günde 4-5 kez demleyerek aç karna için. Fincan başına iki tutam erkeç sakalı yeterli.
- Günde en az 1 bardak greyfurt suyu için. Greyfurt selülitin düşmanıdır; yağları parçalar ve cildi canlandırır.
Selülitle savaşta en çok kullanılan yöntem vücudu sarmaktır. Sarmak için özel bir örtü türü kullanılmalıdır. Uzun süre vücut ısısını koruyup, “sera etkisi” ortaya çıkaracak bir madde olmalıdır. Bu yöntemde kullanılan beyaz kil çok iyi sonuçlar vermektedir
Tags: Selülit, Selülit bitkisel tedavi, Selülit tedavi, Selülitin tedavisi
Kepek sorunu yaşayanlara özel maskeler
Eki 24, 2008 Sağlık
Saçınızdaki kepeklerle baş edemiyorsanız bir de bu maskeleri deneyin.
Çemen maskesi : Bir avuç çemen otu tohumunu alın ve içi su dolu bir kabın içine koyarak üzerini kapatın. Bir gece beklettikten sonra sabah suda yumuşayan tohumları ezin. Ezilmiş haldeki tohumları saçınıza sürün ve 15-20 dakika kadar saçınızda beklettikten sonra yıkayın.
Kekik maskesi : 7 yemek kaşığı kekiği 2 fincan suyun içine atın ve 10 dakika boyunca iyice kaynatın. Daha sonra soğuması için bırakın. Daha sonrasında bu karışımı bütün saçınıza dökün. Saçınızı yıkamayın ve öylece bırakın.
Sirke maskesi : 2 çay kaşığı sirkeyı 6 çay kaşığı suyla karıştırın ve yatmadan önce saç derinize sürün. Saçınızı bir havluyla sıkıca sarın. Ertesi sabah saçınızı yıkayın ve saçınızı durularken tekrar sirke kullanın. Bu işlemi 3 ay boyunca haftada bir kere yapın.
Aspirin maskesi : 2 adet aspirini suyun içinde çözüm ve daha sonra şampuanınızla birlikte saçınıza dökün.
Tags: Aspirin maskesi, Çemen maskesi, Kekik maskesi, Kepek sorunu, Sirke maskesi
Eller kişiliği yansıtıyor
Eki 17, 2008 Sağlık
Açık eller ( avuçları görünüyorsa) : Karşınızdaki insanin elleri açık duruyorsa yani avuçları gözüküyorsa, onun olduğu gibi görünmekten hoşlanan, pek birsek gizlemeyen, sır saklamasını da bilmeyen biri olduğunu söyleyebiliriz. Bu insan ayrıca cömert sayılabilir. Hele avucu gözüken ellerin parmakları da açıksa yani parmaklar arasında açıklık varsa bu insan son derece cömert olacaktır.
Kapalı Eller( avuçları görünmüyorsa) : Otururken avuçları gözükmeyen, yani yumruk yapılmış ellerin sahibinin her şeyi gizlemeye meraklı, duygu ve düşüncelerini kendisine saklayan, gizlilik içinde hareket etmeyi seven, paraya da büyük önem veren birisi olduğunu söyleyebiliriz. Bu insandan para almak hemen olanaksızdır.
Yarı Açık Eller : Yari açık veya yarı kapalı eller daima en iyi sayılanlardır. Bu elde parmaklar hafifçe içeriye doğru bükülmüştür, fakat parmaklar avucu kapatmamaktadır. Yani avuçlar gözükmemektedir. Bu elin sahibi gerektiğinde sır saklayabilen, akilci duygularla kafa arasında denge kurabilen, parayı da uygun şekilde harcayabilen biri olabilir. Kendisi ne cimridir ne de yeterince cömerttir.
Cansız Eller : Bazen ellerin adeta sarktıklarını görürsünüz. Ellerin sahibi onları unutmuş gibi davranmaktadır. Bu tip elleri gördüğünüzde sahibinin dalgın, iyi düşünmeyen, kendi basına karar veremeyen, iradeden yoksun biri olduğunu söyleyebilirsiniz.
Canlı Eller : Eller sakin duruyor fakat her an harekete geçecek gibi görünüyorsa; yani parmaklarda, avuçta bir gerginlik varsa iyi sayılır. Bu ellerin sahibi akilci, kararlı, yasamı seven, zekâsından kolaylıkla yararlanabilen biri olabilir. Fakat ortada hiç neden yokken sıkılmışsa, yani yumruk halini almışsa karsısında son derece kararlı, bildiğinden şaşmayacak biri var demektir.
Ellerin Yeri : İncelemekte olduğunuz kişi ellerini nereye koyacağını bilememektedir. Bu elin sahibi çekingen, içine kapanık, toplum ilişkilerinde pek basarîli olamayan, çabuk tepki gösteren, kendine pek de güvenmeyen biri olabilir.
Bazı insanlar yürürken ellerini önde kavuştururlar. Bu tipler duygulara kapılmayı istemeyen, sakin, kendinden emin kimseler olabilirler.
Yürürken ellerini arkaya kenetleyenler, kendine güvenen, daima hakli olduğuna inanan ve bazen de üstün olduklarını sanan kimselerdir.
Yine bazı tipler bir kolu dirsekten kıvırıp vücuda dayarlarken diğerini de yanda sallarlar. Bu insanların kendilerine güvendiklerini ve başkalarını da yönetmeye hevesli olduklarını bilmelisiniz.
Yürürken elleri açık ve kolları hızla sallanan kimseler genellikle iyi niyetlidirler. Onlar hareket halinde olmayı isterler.
Tags: açık eller, canlı eller, cansız eller, kapalı eller, Yarı Açık Eller
Çikolata da bağımlılık yapıyor
Eki 15, 2008 Sağlık
Meclis Uyuşturucu Başta Olmak Üzere Madde Bağımlılığı ve Kaçakçılığı Sorunlarının Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırma Komisyonu, AKP Adana Milletvekili Necdet Ünüvar başkanlığında toplandı. Komisyon toplantısında, Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rüstem Aşkın, bağımlılık yapan maddeler konusunda bilgi verdi. Toplantının ardından açıklama yapan Komisyon Başkanı Ünüvar, Prof. Dr. Aşkın’ın bağımlılık yapan ve yasa dışı olan maddelerin arz ettikleri tehlike sınırına göre üç gruba ayrıldığını söylediğini belirterek “Öğretim üyesinin açıklamalarına göre, eroin, kokain, haşhaş ve benzeri maddelerin yer aldığı grup en tehlikeli grubu oluşturmaktadır. İkinci sırada ise anfetamin, hidrokodein, ritolin, barbirat ve benzerleri yer almaktadır. Üçüncü sırada ise ilaç olarak da kullanılan diazem, otivan, xanax ve benzerleri bu grupta yer alan maddelerdir” dedi.
Prof. Dr. Aşkın’ın verdiği bilgiye göre, bağımlılık yapan bazı maddeler ise yasal madde sınıfında yer alıyor. Bu grubu alkol, sigara ve sanayide kullanılan eritici, yapıştırıcı ve çözücü maddeler oluştururken yasal olan ve bol bulunan bağımlılık yapıcı madde grubu ise kafein içeren maddelerden oluşuyor. Çay, kahve, kola ve çikolata ise bu grupta yer alıyor. Uzmanlar bazı alışkanlıkları “sinsi” olarak adlandırırken bilgisayar, internet kullanımı, televizyon ve cep telefonu gibi teknolojik ürünler de bu grupta yer alıyor. Komisyonda verilen bilgilere göre, bağımlılık yapan maddeler enjekte edilerek, buruna çekilerek, içe çekilerek, yutularak ya da içilerek alınıyor. Madde kullanan kişi ailesinden uzaklaşırken, daha fazla para harcamaya başlıyor, yeni arkadaş çevresi ediniyor, kendine daha az özen gösteriyor ve çoğu zaman uykulu ve sinirli tavırlar sergiliyor.
Komisyon Başkanı Ünüvar, açıklamasında “Bağımlılık yapıcı madde ve alışkanlıklarla mücadelede ailelere büyük görev düşmektedir. Uzmanlar, ailelere çocuklarını yakından gözlemeyi, gerektiğinde doktor ve polisle işbirliği yapmayı önermektedir. Ayrıca uzmanlar, bu kötü alışkanlıklardan uzaklaşmak için bilgece alışkanlıklar olarak adlandırdıkları kitap okuma, dost edinme, spor yapma, aileye zaman ayırma ve doğa ile ilgilenme gibi aktivitelere yönelimi önermektedir” dedi.
Tags: bagimlilik, çikolata, yapiyor
Bel ağrısı çekmeyin!
Eki 15, 2008 Sağlık
Günlük hayatı olumsuz etkileyen bu ağrılara karşı dikkat edilecek 7 kural..
Bel ağrısına Bel ağrısı sizin de mi korkulu rüyanız? İşte çözümü
Sert sandalyede omurganız dik olarak, bir veya iki diziniz kalçanızdan daha yukarıda olacak şekilde oturun. Kısa dinlenme süreleri için koltuklu sandalye çok iyi destek sağlar.
AYAKTA DURURKEN
Beliniz düz olarak ayakta durmaya çalışın. Ayakta çalışırken beldeki çöküklüğü hafifletmek için ayak iskemlesini kullanın. Dizlerinizi bükmeden öne doğru eğilmeyin. Bayanlar için orta yükseklikteki topuklar beli daha az zorlar. Topuksuz ayakkabılardan sakının.
BİR ŞEY KALDIRIRKEN
Kaldırmayı uygun bir şekilde güvenli yapın. Dizlerinizi bükün, yükü vücudunuza yakın tutun ve kalkmak için bacak adalelerinizi kullanın. Ani hareketlerden sakının. Ağır herhangi bir şeyi belinizden yukarı seviyeye kaldırmayı denemeyin.
YATARKEN
Sert yatakta yatın. Yumuşak yatakların altına 2 cm kalınlıkta kontraplak koyun. Yüzüstü yatmayın. Sırtüstü yatarken dizlerinizin altına bir yastık koyun. Yan yatarken bacaklarınızı kalça ve dizden bükük olarak tutun.
ÇALIŞIRKEN
Ağır iş yapmayınız. İmkanınız varsa yorgunluğu hissetmeden önce bir işten diğerine geçin. Eğer bütün gün büroda çalışıyorsanız fırsat buldukça kalkıp etrafta dolaşın.
EGZERSİZ
Bel ağrınız geçince düzenli egzersiz yapın (yürüme, yüzme v.s.). Fakat güçlü bir harekete teşebbüs etmeden önce, adalelerinize ısınma ve gevşeme fırsatı vermek için yavaş başlayın.
ARABA KULLANIRKEN
Koltuğunuz sert olmalı. Pedalları kullanırken bacağınızın tam gerilmemesi için direksiyona mümkünse yakın oturun.
Sıcak su içmenin faydaları
Eki 15, 2008 Sağlık
Sıcak su mide yüzeyinde kanda direkt olarak emilen birkaç maddeden biri. Beden suyu diğer bileşenlerden ayırmak zorunda kalmaz. Çinliler, 40 yaşından sonra oda sıcaklığından daha soğuk olan hiçbir şeyin bedene alınmaması gerektiğine inanırlar. Çünkü normal yaşlanma fiziksel değişimler getirir.
İşte o değişimler:
Kan damarları daha az elastik olur ve içindeki birikim nedeni ile çapı küçülebilir, bu nedenle yüksek kan basıncı oluşabilir ve kan dolaşımı problemleri ortaya çıkabilir.
Sindirim sistemi de daha az elastik olur, kabızlığa yol açar. Çinliler soğuk içip yemenin içsel organları daha çok büzdüğüne, problemleri daha da kötüleştirdiğine inanır.
Yağlı bir tavayı soğuk suda yıkamaya çalışın. Yağlar donar ve yapışır. Ama aynı tavayı sıcak suda yıkarsanız, yağı çözer ve uzaklaştırır. Bedenimiz yağları içerir. Sıcak su sistemimizi temizler.
SICAK SU MUCİZESİ
Bedenin doğal serinletme sistemini çalıştırır. Bu kan dolaşımında artışa neden olur.
İç organları ve kaburga kafesinin etrafındakı kasları gevşetir, daha derin nefes almanızı sağlar.
Mide asidi etkilerini rahatlatir ve asit reflu semptomlarini rahatlatir.
Sulanmayı ve besinlerin emilimini artırarak sindirime yardımcı olur.
Kabızlığı giderir.
Kilo verme: yemeklerden yarım saat önce içilen sıcak su iştahı azaltır ve kilo vermeyi hızlandırır.
El yıkamak hayat kurtarır
Eki 15, 2008 Sağlık
Ellerin temizliğine gerekli önemin verilmemesi ciddi sağlık problemlerine davetiye çıkarıyor
Selçuk Üniversitesi (SÜ) Meram Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Bülent Baysal, yeteri kadar yıkanmayan ellerin, her türlü mikrobun bulaşmasında araç olduğunu söyledi.
Prof. Dr. Baysal, Meram Tıp Fakültesi Hastanesinde görevli hemşirelerin, vatandaşları el yıkama konusunda bilinçlendirmek için, üzerinde ”El Yıkamak Hayat Kurtarır” yazılı, yakalara iğnelenebilen küçük kağıtlar bastırıp dağıttıklarını söyledi.
”El yıkamak hayat kurtarır” sloganının herkes için önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Baysal, ellerin yıkanmasına gerekli önemin verilmemesinin, ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulundu.
Türk adetlerinde yemekten önce ve sonra el yıkandığını, ayrıca tuvaletten sonra da ellerin mutlaka yıkanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Baysal, ”Günde ortalama 8 defa ellerin yıkanması lazım, ancak yıkıyor muyuz? Hayır pek çoğumuz yıkamıyoruz. Oysa tüberkülozdan sarılığa kadar, el üzerindeki mikroplardan bulaşan pek çok hastalık var” dedi.
-HASTANE ENFEKSİYONLARINA KARŞI EL YIKAMA…-
Tıbbi personelin her girişimden önce ve sonra ellerini yıkaması gerektiğini bildiren Prof. Dr. Bülent Baysal, şunları kaydetti:
”Tıbbi personel normal vatandaştan daha sıklıkla el yıkamalıdır. Hastane personelinin günde 15-20 defa el yıkanması lazım. Ancak bu öylesine el yıkama şeklinde değil, sabunla, bazı zamanlarda da antiseptikli malzemelerle ellerin yıkanması lazım. Bu alışkanlık, hastane enfeksiyonlarının önlenmesine ciddi katkı sağlayacaktır. El yıkandığı takdirde hiçbir hastalık olmayacaktır. Yoksa sağlık personeli birbirine bu mikropları bulaştırır.”
Yıkanmayan ellerin, her türlü mikrobun bulaşmasında araç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Baysal, merdiven korkulukları, telefon ankesörleri gibi ortak kullanılan yerleri ve bilgisayar klavyeleri ve mouselarda çok miktarda mikroorganizma olduğunu söyledi.
Prof. Dr. Baysal, kısa süre önce Mikrobiyoloji Bölümü olarak bu konuya ilişkin bir araştırmada yaptıkları belirterek, şöyle devam etti:
”Üzerinde ne kadar mikroorganizma bulunduğunu tespit etmek için üniversitemiz yerleşkesinde ve hastanemizdeki bilgisayar klavyeleri ve mouselar üzerinde çalıştık. Çalışmamızda bu nesneler üzerinde, çok miktarda patojen, yani insan vücudunda etkili olan mikroorganizmalar, yani mikroplar bulduk. Daha önce de yine, Merkez Bankası’ndan, tuvaletlerden, pazarlardan ve dilencilerden topladığımız paralar üzerinde bir araştırma yapmıştık. Bu çalışmada da özellikle kağıt paralar üzerinde birçok mikroorganizma tespit ettik. Bunların, ellerimizi yeteri kadar yıkamadığımızı gösterdiği çok açık.”
Sürekli bilgisayar başında mısınız?
Eki 15, 2008 Sağlık
İleri teknolojinin neden olduğu sağlık sendromları arasında bilgisayar başı çekiyor. Bütün gün bilgisayar ekranına bakıyoruz. Bu durum bilgisayar bitkinliği sendromuna sebep oluyor. Göz yorgunluğu, baş dönmesi, baş ağrısı, bitkinlik, boyun, sırt ve omuzlarda ağrı bu sendromun neden olduğu sorunlar.
Bilgisayar kullanmanız baş ağrısı, bulanık görme ve gözlerinizin kuruması gibi problemlere yol açıyorsa aşağıdaki tavsiyeleri uygulayarak bu sorunlarınıza çare bulabilirsiniz.
Günde 3 saatten fazla bilgisayarda çalışmanız ya da oyun oynamanız sorunlarınızın artmasına neden olur. Bu yüzden sizi rahatlatabilecek şu yöntemleri her zaman uygulayabilirsiniz: Monitörünüzü, gözleriniz hafifçe aşağıya doğru bakacak şekilde ayarlayın. Her yarım saatte bir gözlerinizi ekrandan ayırın ve en az 6 metre uzaklıktaki bir objeye yoğunlaşın ve gözlerinizi dinlendirin, molalar vermek üzere çalışma masanızdan ayrılın. Arada bir gözlerinizi kırparak gözlerinizin nemlenmesinin sağlayın.
Tags: başindamisiniz, Bilgisayar, sürekli