archive 336

BİR KADININ SEX GÜNLÜĞÜ

Bir Kadının Seks Günlüğü - Diary Of A Sex Addict / Diario De Una Ninfómana
 

 

 

Filmin Künyesi  
Vizyon Tarihi
:
26 Haziran 2009
Süresi : 95 dk.
Yönetmen
:
Christian Molina
Tür
:
Dram, Erotik
Senaryo
:
Valérie Tasso, Cuca Canals
Görüntü Yön.
:
Javier G. Salmones
Müzik
:
Roque Baños
Yapım
:
2008 – İspanya
Oyuncular
:
Belén Fabra (Valére) , Leonardo Sbaraglia (Jaime) , Llum Barrera (Sonia) , Geraldine Chaplin (Abuela de Valére) , Ángela Molina (Cristina) , Pedro Gutiérrez (Hassan)
                        FİLMİN ÖZETİ
 

 

 

 

Valérie Tasso?nun kendi hayatından esinlenerek yazdığı çok ses getiren romanından sinemaya uyarlanan filmde, Val adında iyi eğitimli, kariyer sahibi, çekici, duygusal ve genç bir kadının hayatını oldukça zorlaştıran bir bağımlılığı vardır. Bir nemfoman yani seks bağımlısı olan bu genç kadın doyumsuz cinsel açlığını gidermek için farklı insanlarla ilişki içine girer.
Val,yaşadığı sayısız seks deneyimleriyle ilgili duygularını ve samimi itiraflarını kişisel günlüğünde saklar. Kiminle ve ne zaman isterse birlikte olan bu genç kadın için seks bir yaşam biçimi haline gelmiştir. Bir nemfoman oluşu  onu aşkın ve hayat kadınlığının en uç noktalarına götürür.

Asrın deneyinde durum ciddi

Asrın deneyinde sorunlar arızalar bitmiyor ama bu sefer durum ciddi Geçtiğimiz günlerde arıza nedeniyle durdurulan “asrın deneyi” yeni bir arızayla sarsıldı.13.7 milyar yıl önce meydana geldiği düşünülen “Büyük Patlama”dan hemen sonraki kainatın başlangıç şartlarını oluşturarak, maddenin sır perdesini aralayabilmeyi amaçlayan CERN’in “Asrın Deneyi” arıza yüzünden durduruldu. 2 ay boyunca arızanın giderilmesine çalışılacak. Deney, geçtiğimiz günlerde de elektrik arızası yüzünden durdururlmuştu. Ancak daha sonra yapılan açıklamada sorunun giderildiği ve deneyin devam ettiği açıklanmıştı. Şimdiyse CERN, bugüne kadar yaşadağı en ciddi sorun ile karşı karşıya kalmış durumda.

CERN sözcüsü James Gillies, uzmanların, başladıktan kısa bir süre sonra işlemleri durduran hasarı tespit etmek için “Büyük Hadron Çarpıştırıcısı”na (LHC) indiğini kaydetti.

Arızalanan bölümün, mutlak sıfır noktasında iyice ısıtılması gerekeceğini, böylece tamir edilebileceğini belirten Gillies, CERN’in tamiratı yapmak için yeni parçacık hızlandırıcısını kapatmak zorunda kalacağını söyledi.

Aşırı soğutulmuş helyum sızmış
Gillies, “muazzam makinedeki iki mıknatıs arasındaki hatalı elektrik bağlantısı nedeniyle aşırı soğutulmuş helyumun sızdığını” belirtti. Fransa-İsviçre sınırında, Cenevre yakınlarında yerin 100 metre altında 27 kilometrelik dairevi bir tünel olarak inşa edilen LHC adlı dünyanın en büyük parçacık hızlandırıcısı bir hafta önce çalıştırılmıştı.

LHC ile yapılan deney, 13,7 milyar yıl önce meydana geldiği düşünülen “Büyük Patlama”dan hemen sonraki kainatın başlangıç şartlarını oluşturarak, maddenin sır perdesini aralayabilmeyi amaçlıyor.

Kanser tarih olacak

herkesin korkulu rüyası haline gelen kanser artık tarihemi karısacak bilinmez ama yapılan arastırmalarda bulunan ası farelerde basarılı olmus hadi gözümüz aydın

Deneme aşamasındaki yeni bir kanser aşısı, farelerde meme kanserinin en tehlikesini yok etti.

Amerikan “Cancer Research” dergisinde yayınlanan araştırmaya göre, aşı hücrenin normal büyümesine yardımcı olan HER2 proteininin arttığı en tehlikeli meme kanserini tamamen yok etti. Bu da, aşının bilahare kadınlarda kanser tedavisinde kullanılabileceğini gösterdi. HER2 proteini, meme kanserine yakalanan kadınların aşağı yukarı dörtte birinde görülüyor.

Tümörlü hücrelerin tekrar ortaya çıkmasını da önleyen ve bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi esasına dayanan aşının, sağlıklı kadınlarda da meme kanserinin ortaya çıkmasını önlemek amacıyla kullanılabileceği belirtildi.

Araştırmayı yürüten Mişigan Üniversitesi uzmanlarından Dr. Wei-Zen Wei, aşının bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi esasına dayandığını kaydetti. Wei, “bağışıklık sisteminin, HER2 proteini reseptörlerine karşı çok sert tepki verdiğini gözlemledik. Aşı, bugünkü ilaçlara direnç gösteren tümörlere karşı da işe yaradı” ifadesini kullandı ve aşının, ilaç tedavisi ihtiyacını ortadan kaldırabileceğini vurguladı.

Aşı, HER2 proteinini üreten genlerden ve bir bakteriden alınma inaktif bir DNA molekülüne (plazmid) entegre edilmiş bağışıklık sistemi uyarıcısından oluşuyor. Bu “plazmid” kendini kopyalayarak çoğalma yeteneğine sahip
bulunuyor.

Doktor Wei’ye göre, yan etkisi de olmayan aşı, bağışıklık sistemindeki T hücrelerine, kanser hücrelerine nasıl saldırması gerektiğini öğretiyor.